


Not a restoration of the mills, but of time itself
BODRUM HISTORIC WINDMILLS
#culturallandscape, #adaptivereuse, #windmills, #urbanresilience, #publicspace, #heritage
Information
BODRUM HISTORIC WINDMILLS
Değirmenburnu is the last witness to the ancient relationship Bodrum built with the wind. We approached this competition not as the raising of seven ruined mills and a watchtower, but as the reading of a cultural landscape. Two different pasts overlap on the site — the Halicarnassus walls and the watchtower belong to an empire's heritage, while the mills recall a niche social life of the late Ottoman period. These time travellers cannot be addressed with a single, common idea of the old.
Rather than restoring the mills, we propose to restore the temporal spectrum they occupy: a ruin held in structural consolidation, a roofless cylinder open to the sky, a mill re-roofed but sailless, and finally two mills with their sails turning again, still grinding Karakılçık wheat. Choosing between renewal and ruin would turn the site into either a theme park or a frozen relic.
The single visible structural gesture is a canopy that rises from level 68 to 78 as a continuation of the topography, hiding nothing of the silhouette and carrying an open-air exhibition route beneath it. Everything else is left where it stands — the original ground, the original scrub, the same wind, the same wheat.
Client
Bodrum Belediyesi
Location
Bodrum, TR
Size
38.500 sqm
Awards
1st Prize
Program
Cultural Landscape / Heritage Site
Status
National Competition
Collaborators
Sacit Arda KARAATLI
Lebriz ATAN KARAATLI
Cihan ŞEHLA
DEĞİRMENBURNU. bir zaman sprektrumu restorasyonu
KÜLTÜREL PEYZAJ KENTSEL DAYANIKLILIK KAMUSAL ALAN
Değirmenburnu Bodrum’un rüzgârla kurduğu kadim ilişkinin son tanığıdır.
Dolayısıyla bu yarışmayı değirmenlerin ve kulenin ayağa kaldırılmasından çok, bir kültürel peyzaj okuması olarak ele alıyoruz. Bu gibi yapılara ve alanlara dokunmak zordur. Alana gittiğimizde bizi saran ve etkisinden uzun süre çıkamadığımız bir harabe estetiği vardır. Bu alana dokunmaya başladığımız an, hatta bir kâğıt kalem alıp üzerine düşünmeye başladığımız an artık burası, bu haliyle bize hissettirdiklerinden uzaklaşmaya başlayacak. Daha iyi ya da daha kötü değil; sadece daha başka bir şey olacak.
Yalnızca bu harabe estetiği bile tek başına başa çıkılması zor kararlar yumağını içerirken alanda aynı zamanda pek çok karar verilmesi gereken öbek var.
Proje alanı, iki farklı eski’yi bünyesinde barındırır: Halikarnas Surları, Gözetleme Kulesi ve Değirmenler. Bunların hepsi eskidir, fakat antikite değeri olarak birbirinden farklılık gösterir. Surlar ve kule, bir imparatorluğun bu coğrafyadaki kültürel mirasının parçasıdır. Değirmenler ve etrafındaki o dönemki yaşam ise Bodrum tarihinde geç Osmanlı dönemine ait farklı bir sınıfı ve niş bir sosyal hayatı hatırlatır. Birbirinin üstüne binmiş bu zaman yolcularına ortak bir ‘eski’ ile yaklaşamayız. Halikarnas surları ve onun mütemmim cüzü Değirmenburnu mutlaka birlikte ele alınmalı, fakat zamansız bir bağlayıcı ile birbirine bağlanmalıdır.
Bu noktada aklımıza Gladiator filminin açılış sahnesi geliyor. Uçsuz bucaksız buğday tarlasında yürüyen Maximus ve buğday başaklarına temas eden eli. Antik Roma ile buğday öğüten değirmenlerin bağlayıcısı olarak buğday başakları bize bir aha anı yaşatıyor...
İşte tam bu noktada, projemizin fikirsel omurgasını buğday başakları üzerine kuruyoruz. Hatırlanan zaman ile hatırlama zamanı üst üste biniyor. Myndos Kapısı’ndan buğday başakları ile başlayan yolculuğumuz, onların eşliğinde Değirmenburnu’na kadar gidiyor. Ellerini başaklara süren Maximus ile ondan iki bin yıl sonra alanı gezmeye gelen birisi aynı sahneyi ve aynı hissiyatı paylaşıyor.
Gözetleme kulesi, görünür yapısal müdahale içeren tek unsurdur. Kule içine dört eş dilimli, yarı prefabrik bir alüminyum strüktür yerleştirilir; ritmik korkuluk profilleri tepe kotunu bir metre geçerek kendileri bir taç hâline gelir. Yere düşmüş her taş korunur — fazlası 80 kotundaki dairesel hatta dizilerek bir rotunda tariflenir.
Bu kule yüzlerce yıl Akdeniz'e baktı
Fikir ve Katkı Skoru Modeli
MÜLKİYET VE KATKI SKORU MODELİ
Yapısal kararlarımızın tamamı özel mülkiyetlerin dışında konumlansa da değirmenlerin restorasyonları ve özel mülk sınırlarına ziyaretçilerin girebilmeleri için bir katkı skoru modeli öneriyoruz. Bunu sonraki paftalarda detaylı şekilde anlatıyor olacağız ama özetle dört katmanlı bir sözleşme modeli kuruyoruz.
Birinci Katman: Zemin Sözleşmesi
Tüm değirmen sahipleri asgari düzeyde bunu kabul eder ve mülk sınırlarına ziyaretçilerin girmesine imkân sağlar. Parselden geçiş hakkı ve dış yüzeylerin kamu yararına kullanımı bu katmanın içeriğidir. Karşılığında turizm havuzundan +1 hisse ve yıllık sembolik bir kira alırlar. Harabe estetiğinden faydalanarak ilgili değirmende düzenlenecek etkinliklerden de gelirin %50’sini alırlar; kalan %50 belediyenindir.
İkinci Katman: Bakım Ortaklığı
Restore edilen değirmenlerde zorunludur; harabe estetiği kapsamında tutulanlarda ise opsiyoneldir. Restorasyon bedelinin tamamını üstlendiklerinde +3 hisse, üstlenmediklerinde +0.5 hisse alırlar. Üstlenenler aynı zamanda Bakım Fonu yönetiminde söz hakkı sahibi olurlar.
Üçüncü Katman: Kültürel Ortaklık (tamamen opsiyoneldir)
Restore edilen değirmenlerin 7 yılda bir yelken yenilemelerini ve mütemadi bakımını üstlenen mülk sahipleri, iki seçenekten biriyle ödüllendirilir. İlk seçenek, açık hava sergisinde sergilenmek üzere aile arşivlerine ayrılmış bir alan elde etmektir; burada fotoğraflı ve belgeli sözlü tarih anlatısı için onlara özel bir yer ayrılır. İkinci seçenek ise değirmen ve çevresinde yıllık aile/arkadaş toplanma etkinliği düzenleme hakkıdır; lojistiği belediye sağlar.
Dördüncü Katman: Tarihsel Nişan
Yalnızca 6 numaralı değirmen sahibini ödüllendirmek amacıyla tanımlanır. Alandaki tüm değirmenler metruk dururken, hiçbir kazanç sağlamayacağını bile bile masrafa girerek değirmeni aslına uygun şekilde restore ettiren değirmen sahibi, müzakeresiz ve bedelsiz olarak açık hava sergisinde yer alır; vakıf kurucu üye sıfatıyla oluşturulacak vakıfta +1 hisse sahibi olarak bulunur. Ayrıca değirmenin kapısına isim plakası yerleştirilerek, gerçekleştirilecek Karakılçık hasat etkinliklerinde tüm ailesinin onur konuğu olarak her sene etkinlik alanına çağrılması taahhüt edilir.
Bir başına ama bir arada — tıpkı bu değirmenler gibi
MASTERPLAN
Myndos Kapısı'ndan Değirmenburnu'na uzanan hattı bir eşikler dizisi olarak okuyoruz. Halikarnas surları boyunca ilerleyen rota, kalıntıya dokunmadan onu görünür kılan on dört istasyondan geçer: karşılama eşikleri, seyir cepleri, su toplama durakları ve arkeolojik dokuyu koruyan geçirgen ayırıcılar. Buğdaygiller tüm güzergâh boyunca ziyaretçiye eşlik eder. Hızdan yavaşa doğru yirmi dakikalık bir yolculuk — bir yavaş şehir bağı.
Değirmenleri yenilemek alanı tarihi bir tema parkına dönüştürür ve silüetin kazandığı uzun, sessiz yıpranmayı bir günde siler. Hepsini olduğu gibi bırakmak ise alanı dondurur. İkisi de yarım kalır. Spektrum, bunlardan birini seçmek zorunda kalmadan alanın gerçeğini tüm hâlleriyle yan yana getirir — her değirmenin kendi hikâyesi, kendi sahibi, kendi yıpranma çizgisi, kendi gökyüzü vardır.
Alanı dondurmadan, silip atmadan



Related Projects
Can architecture encourage curiosity and connection?



İstanbul (HQ)
Caferağa Mahallesi 34347 | Moda-Kadıköy
info@kaat.co + T: +90 216 330 55 84
Barcelona
Carrer de Fluvià, Sant Martí 08019 | Barcelona
info@kaat.co + T: +34 610 17 94 47
KAAT KENTSEL VE MİMARİ TASARIM DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ
DUNS : 751139382











































