KENT DÜŞLERİ-8   SARAÇOĞLU MAHALLESİ DEĞERLENDİRME PROJESİ

 

Yapı Stoğu

Saraçoğlu Mahallesi ve yakın çevresine bir üst ölçekten bakıldığında, müthiş bir yapı stoğu göze çarpmaktadır. Kimi yerde konut, kimi yerde konut ve ticaret alanları olarak tahsis edilmiş bu mahallelerdeki yapı yoğunlukları analiz edildiğinde hektar başına düşen blok sayısı 11 ila 14 arasında değişmektedir. Bu durum, kentlinin nefes alabileceği yerler bırakmamakla birlikte, 6 – 9 katlı bina bloklarından oluşan, zemin katların doğal ışık alamadığı sağlıksız ve sıkış tepiş kentler meydana getirmektedir. Bu durum, tamamıyla kapitale hizmet eden, kamu yararını kesinlikle göz önünde bulundurmayan ve düsturu “Şuraya yanlamasına iki blok daha sığar aslında.” olan tipik bir TOKİ planlaması ürünüdür. Aralara serpiştirilmiş parklar ise hem yetersiz, hem de yoğun trafik hareketleriyle sürekli kesintiye uğradığı ve sözde kamuya tahsis edilen alanlar arasında bir süreklilik sağlamadığı için verimsizdir.Bütün bu yoğunluk içerisinde Saraçoğlu Mahallesi, kentlinin nefes alabileceği alanlarla dikkat çeker. Civar mahallelerdeki yapı yoğunluğunun aksine burada hektar başına düşen blok sayısı 3tür. Yani diğer mahallelerden 3 kat 4 kat daha az bir yapı yoğunluğu vardır. Bu durum korunması gerekenin ne olduğu ve gündelik hayatı zenginleştirme yapım edimlerinin nasıl bir tutumla ele alınması gerektiği konularında önemli ipuçları vermektedir.

 

Planlama Anlayışı

Saraçoğlu Mahallesi’ni önemli kılan sanıldığının aksine yapıların bizatihi kendileri değildir. Çünkü Bonatz’ın Saraçoğlu Mahallesi projesi tipik bir oryantalist yaklaşım olarak ortaya çıkmaktadır. Yani burayı bir merkez olarak gören değil, Batı’nın Ortadoğu’su olarak gören bir üslup mimarlığı. Kimlikleştiren değil aksine kimliksizleştiren bir mimarlık. Burada önemli olan ve kültür mirası olarak korunması gereken mesele, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki henüz bozulmaya uğramamış ve merkezinde insan olan planlama anlayışıdır. Saraçoğlu diğer mahallelerden bu planlama anlayışı ve insana verilen değer ile öne çıkar, yapıların “eski” olması ya da yapılarda kullanılan üslup ile değil. Alanın, kentin ne yöne doğru gelişeceğini belirleyen Atatürk Bulvarı’na bu derece yakın olması ve buradan büyük rant sağlayabilecek olmasına karşın, dönemin planlama anlayışı kapitalin esiri olmamış, evrensel bir mimarlık ve planlama anlayışı ile kentliye nefes alabilecekleri ve kamu yararına kullanılabilecek alanlar tahsis etmiştir.Burada korunması ve gündelik hayata kazandırılması gereken, mahalledeki binalar arasında kamuya bırakılmış alanlardır. Bu alanlar gündelik hayata kazandırıldığında, yapı blokları da kazandırılmış olacaktır.

Ödül                 MANSİYON ÖDÜLÜ

Konum           Kızılay   |   Ankara

İşveren           TMMOB Ankara Şubesi

Program         Kentsel Düzenleme

Tür                    Yarışma Projesi
İnşaat Alanı    121.500 m²

Proje Tarihi     2013

 

Ekip 

Sacit Arda Karaatlı 

Lebriz Atan Karaatlı