İZTUZU KUMSALI DENİZ KAPLUMBAĞALARI BAKIM İSTASYONU

Anadolu’nun Akdeniz’i 4 kmlik bir yay ile karşıladığı | hoş bulduğu bir cennet gerçeklemesi İztuzu Plajı… Zengin flora ve fauna paleti ile oldukça önemli bir coğrafya ve bu coğrafyada doğup büyüyen, bu topraklarla özdeşleşmiş Deniz Kablumbağaları… Yaşamsal yolculuklarına bu plaj/sahil bandında başlıyor, kendi ölçeklerinde cefalı bir didinme sonucunda Akdeniz’in milyonlarca yıllık samimi ferahlığına kavuşuyorlar. Akdenizin karakteristik bitki örtüsü ile kaplı ulu tepenin kumsala indiği ve İntuzu Göleti ile birleştiği noktada, bu coğrafya ile özdeşleşmiş bu kadim canlılar için açılan yarışma, koruma-coğrafya-bir.yerlilik konularını tekrar düşünmek için iyi bir fırsat ve ilgi çekici bir davet.

YOLCULUK

Tasarımı anlatmanın en iyi yolu belki de tasarım sürecinde katettiğimiz düşünsel yolculuğu sizlerle paylaşmaktır.
Gözümüzü kapatıp bir an için Dalyan Boğaz’ını düşünüyoruz. Kaunos Kaya Mezarları’nın gözcülüğünde İztuzu’na varılan yarım saatlik tekne yolculuğunda geçiğimiz sazlık öbeklerini düşünüyoruz. Bu öbeklerin tepeden görüntüsü, o suyla nasıl da zarifçe ve ne zaman nerede başladığı ve bittiği bilinmezce var olan sazlıklar… İztuzu plajı geliyor aklımıza. Burnumuza Akdeniz’in iyotlu kokusu geliyor. Deniz suyunun kumsala sürekli vermesi ve sürekli alıp götürmesini ve bu alış-verişin kumda bıraktığı izleri görüyoruz. Bu organik kıvrımlı ve dinamik izler… Kızılçamları geliyor birden gözümüzün önüne. Başımızı kaldırıp yaprakların deniz meltemi ile telaşsızca hareketlerini izliyoruz ve o fenomenal durumu hatırlıyoruz. Yaprakların birbirine değmediği, her bir yaprağın kendi yaşamını sürdürürken diğerine de imkan verdiği taç utangaçlığı fenomenini düşünüyoruz. Tam da bu noktada bir başkaları ile var olabilen bir mimarlık üretmeyi düşünüyoruz ve bu fikir projemizin düşünsel altyapısını oluşturuyor.


TASARIM

Proje alanını kat eden ilk 50 metrelik kıyı bandına hiçbir şekilde yapılaşılmaz. İkinci 50 metrelik yoğun ağaçlık ve eğimli bölüm, programın kurgulandığı alandır. Öneri proje düşünsel yolculuktaki tüm dokularla bir akrabalık kuracak şekilde yapısal bir taç utangaçlığı ile biçimlenir. Bu sadece biçimsel bir benzerlik değil aynı zamanda felsefi bir özdeşliktir de. Bir başkası da var olabilsin diye kendi sınırları içinde saygılı bir şekilde var olmak…

Tasarım, Akdeniz ikliminin ve gereksinim programının imkan verdiği ölçüde parçalı lekelerden oluşur. Bu lekeler ağaçlara göre şekillenirler ve bastıkları topografyanın eğimini yansıtırlar. Ağaçların imkan verdiği kadar mekanlaşırlar, alana dantel gibi narince ilişirler. Toprağa oturmazlar yerden yüksektirler. Bu sayede toprakta süregelen hayatın devam etmesine imkan verirler. Parçalı mekansal kurgu sayesinde tasarımın her noktasında içinde bulunulan coğrafya – bağlam hissedilir. Her mekan bir sonraki mekan ile, etrafındaki ağaçlar ile, havadaki iyot kokusu ile, kulağa sürekli gelen deniz sesi ile anlamlanır. Bu bağlamda projenin ürettiği ara mekanlar deneysel ve güçlüdür. Tasarımın her noktası dinamik ve tüm duyu organları ile zenginleşen perspektifler – fragmanlar sunar. Her bir örtü belirgin bir programı, kapalı ve yarı açık mekanları tarifler. Mekanlar örtüler altında serbestçe kurgulanır, az açıklık geçtiği için çapı daralan kolonlar ağaç gövdelerinin düşeyselliği ile uyumlu bir birliktelik sağlar.

Konum           Muğla

İşveren           Çevre ve Şehircilik Bakanlığı

Program         Araştırma Merkezi

Tür                    Ulusal Yarışma Projesi
Tasarım Alanı  978 m²

Proje Tarihi     2019

 

Müellifler 

Sacit Arda KARAATLI 

Lebriz ATAN KARAATLI 

Ekip

Zeynep Aktaş (Stajyer)

Ödüller            1. ÖDÜL