İSTANBUL TEKNİK ÜNİVERSİTESİ - İŞLETME FAKÜLTESİ

Türk düşün ve gündelik hayatında önemli devrimlerin yapıldığı Tanzimat Dönemi ve bu dönemin olabildiğince korunabildiği bir kent parçası, Maçka...               

İki yana vadi olarak akan bir topografyanın en tepe noktasına inşa edilmiş iki mağrur yapı ve önlerinde yüzyıllardır orada büyüyüen ağaçlarla Maçka Parkı günümüzden Tanzimat Dönemi’ne açılan bir portal, oldukça sahici bir simülasyon gibi orada duruyorlar.                       

Bir his var...                    

 

Teleferikten başlayıp Karakolhane’ye kadar bizi saran ve bırakmayan.

 

Belki yaklaşık iki yüz yıldır Beşiktaş’tan Nişantaşı’na giden bütün insanların geçtiği bu kaldırımlar...             

Belki bir imparatorluğun çöküşü ve çağdaş bir milletin doğuşuna tanıklık eden bu vakur yapılar...                 

 

Proje alanı olarak gezdiğimiz yer, binlerce anıyı barındıran oldukça önemli bir kentsel bellek ve tam da bu noktada köklü bir üniversitenin çağdaş bir yapısı, tarihsel önemi yüksek bu çevrede 21. yy eğitim anlayışında tasarlanması için açılan yarışma yer-bağlam-bir.aradalık konularını tekrar düşünmek için iyi bir fırsat ve ilgi çekici bir davet.

Konum           İstanbul

İşveren           İstanbul Teknik Üniversitesi

Program         Eğitim Yapısı

Tür                    Yarışma Projesi
İnşaat Alanı    22.055 m²

Proje Tarihi     2019

 

Ekip 

Sacit Arda Karaatlı 

Lebriz Atan Karaatlı
 

Yardımcılar

Sezin Beldağ

Zeynep Aktaş (Stajyer)

Danışmanlar

Prof. Dr. Alper Ünlü (Mimar)

Mustafa Yavuz Bilgiç (Y. İnşaat Mühendisi)

01.EŞİK

Oldukça kuvvetli bir eşik üzerinde bulunuyoruz.         

 

Kampüsün içinde yer alan Tanzimat Dönemi yapıları ile günümüze daha yakın tarihli yapılar sadece yapı biçimi - üslubu olarak değil, düzlemsel olarak da ayrılmaktadırlar.        

 

Silahhane ve Karakolhane yapılarının oturduğu +60,50 ve üstü kotlar ile kampüsün diğer yapılarının arasında dramatik bir kot farkı vardır. Bu ayrıma bir anlamda Tanzimat Dönemi ile Çağdaş Zamanlar arasındaki eşik de diyebiliriz.                

 

Bu eşik aynı zamanda kampüsün kartezyen iki ana aksından bir diğerini oluşturmaktadır. Dolayısıyla öncelikli tasarım kararı fakülte girişini bu eşikten vermek olmuştur.

 

Eşik artık ayırıcı değil, anlamlıdır. Fakülte girişi, köklü bir üniversiteye gelindiğinin farkına vardıracak biçimde tarihi Karakolhane ve Silahhane’nin gölgesinde ve gözcülüğünde, ağaçlı huzurlu bir yoldandır.

02.BAZA

Süleyman Seba Caddesi’nden aşağı indikçe ortaya çıkmaya başlayan +60,50 duvarı, başka bir deyişle Karakolhane duvarı, proje alanına devam ettirilerek bir baza oluşturulmuştur. Bu bazanın aynı üniversitenin farklı tarihli yapıları arasında dil bütünlüğü sağlaması amaçlanmıştır.       

 

Tarihi Karakolhane yapısı ile hemen arkasında vaziyetlenen çağdaş İşletme Fakültesi yapısı birbirlerine tezat bir durum üretmezler. Aksine, Tanzimat Dönemi’ni ifade eden +60,50 kotunu - bazayı paylaşırlar ve onun üzerinde aynı miktarda yükselirler. Öneri proje bir anlamda dünün dünyasından gelenler - getirebildikleri üzerine bugünün dünyasını inşa eder.                     

 

Bu bağlamda iki yapı farklı dönem ve felsefi anlayışın eseri olsalar da, projenin ele alınış şekli dolayısıyla birbirini tamamlayıcıdır.

03.STOA

Öneri proje, tarihi çevreye saygılıdır bu bağlamda tarihi Karakolhane binasının yüksekliğini geçmeyecek şekilde tasarlanmıştır. Yoğun ihtiyaç programını alınan bu prensip karar doğrultusunda kurabilmek için ise yapılaşma sınırının son damlasına kadar kullanmaktadır.

Plot izinin olduğu gibi kullanılmasıyla yapının-bazanın çeperlerde kurduğu ilişki daha da önemli hale gelir.

Yapı, kampüs dışına bakan çeperlerinde kurulan ilişkiyi oldukça kısıtlı tutarken, kampüs içine bakan çeperlerini geçirgen melez bir mekan olarak kurar.        

        

Kampüsün kartezyen akslarını besleyecek ve onlardan beslenecek programlar bu çeperler üzerinde konumlanır.

Bu bağlamda fakülte girişi, öğrenci kulüpleri, kafeterya ve arkad gölgesinde oturma birimleri gibi programlarla kampüs iç aksları nitelikli hale getirilir.               

04.KÜTLE

Bölge topografyasının iki tarafa doğru vadileşerek düştüğü bu tepe noktasına konumlanan yapının etrafında görsel bir şölen bulunmakta...                  

 

Bir tarafta Maçka Parkı ve Karakolhane, ötesinde Silahhane, diğer tarafında ise  Tarihi Yarımada’ya kadar uzanan panoramik bir boğaz manzarası. Öneri proje bu niteliklerin hepsinin farkında olacak şekilde yapı cephesinde büyük boşaltmalar yapar. Bu boşaltmalar aşağıda korunacak ağaçlara yer açarken, üst katlarda ise saydığımız tüm bu manzaralara vistalar verecek şekilde kent balkonları (urban balcony) oluşturur.        

 

Yapının iç mekan tasarım felsefesi olan “boşlukların tasarlanması” bu bağlamda yapı plastiğinde de okunur.

 

Bir kaç kat yüksekliğinde açılan boşluklar kimi zaman iç mekanda karşımıza Boğaz manzarasını getirir, kimi zaman tarihi yapıları.