ERENKÖY RUH VE SİNİR HASTALIKLARI HASTANESİ

 

Bir hapishane burası.

 

Sınırlar içinde sınırlar içinde sınırlar var burada. Şehirden yüksek duvarlarla izole bir dünyada, hasta tipine göre çitlerle ya da boyalı metal plakalarla çekilen diğer sınırların içinde, camları parmaklıklı başka sınırlarda şifa bulmayı bekliyorlar. İnsanlıktan oldukça uzak bir şekilde tıpkı bir hayvanat bahçesi gibi tel örgülerin ardından doğal halleri ile oraya gelen ziyaretçilere bakıyorlar.

 

İçinde gardiyanların dolaştığı, etrafı duvarlarla çevrili bir dünya burası.

Üstümüzde bir tavan, gökkubbenin görünmediği ve içeri güneş ışığının zor sızdığı. Altımızda ise fıstık çamlarının asiditesinden sebep çim bitmeyen verimsiz toprak.

Mevcut yapılar ise iyileştirici nitelikleri olmayan 70lerin tipik kamu yapıları. Askeriye, hapishane ve hastane yapıları uzun yıllardır kamunun arşivinde olan bu tip planlarla yapılıyor ve mevcut yapılar da bu tip projelerden farklı değil.

 

İnsan düşünmeden edemiyor, iki tarafı kapalı havasız ve beyaz florasanla aydınlatılan bu koridorlarda, biri nasıl iyi olabilir ki? Mental olarak iyileşmek için gelinen bir mekandan neden Allah düşürmesin denilerek çıkılır ki?..

Genel bir anlam sorunu var. Sanırım bu kadar çok problematik durumu bir arada barındıran tespit bu olsa gerek. İnsan eliyle yaratılmış en büyük çam ormanının kente hiçbir katkı sunmamasının anlamsılzığı, büyük bir açık alan içinde hapsedilmiş tel örgülü bahçeciklerin anlamsızlığı, tarifsiz büyük boşlukların anlamsızlığı, insana huzur vermesi gerekirken huzursuzluk ve tedirginlik veren ağaçların insan hayatından izole yanlızlıklarının anlamsızlığı, iyileştirme nitelikleri açısından vasıfız yapıların hastane olarak kullanılıyor olmalarının anlamsızlığı…

 

Bir anlam sorunu var ve öneri projemiz bu anlamsızlıkları giderecek fikirsel omurga üzerine şekillenmektedir.

Öneri proje sınırlar içinde sınırlar içinde sınırlar etkisini ortadan kaldıracak ve büyük bir tarifli boşluk yaratacak şekilde konumlanmaktadır. Programın büyük bölümünü oluşturan yataklı hastalar ağaçların görece daha seyrek olduğu ve mevcut yapılarında bulunduğu doğu tarafına ve çepere konumlandırılmışlardır. Bu sayede hastalar kendilerini toplumdan izole eden yüksek duvarlar yerine şifa buldukları yüksek nitelikli yapıları görürler. Ardışık yapı dizilerinin tariflediği ortadaki boşluk ise tüm hastaların iyleşme aşamalarına göre kullanabildikleri total bir bahçedir. Çepere konumlanan yapı dizgileri alandaki ağaçlara göre şekillendiğinden dinamik bir kompozisyona sahiptir.

 

Alanın doğu tarafı ise nostaljik bitki örtüsü olan Fıstık Çamı’nı, yeni bitki örtüsü olan kentsel dönüşüm geçiren yüksek katlı apartman bloklarına değişen İstanbul halkı’nın kullanımına açık, yataklı hastaları rahatsız etmeyecek şekilde rekretif reverbasyonu yüksek bir açık alan olarak kurgulanmıştır.

Ödüller            1. ÖDÜL

 

                   

Konum           İstanbul

İşveren           Erenköy Hastanesi

Program         Sağlık Yapısı

Tür                    Ulusal Yarışma Projesi
Tasarım Alanı  53000 m²

Proje Tarihi     2020

 

Müellifler 

Lebriz ATAN KARAATLI

Sacit Arda KARAATLI  

Süveyda BAYRAKTAR ATAGÜR

Mustafa Yavuz BİLGİÇ

Ekip

Naz AKDEMİR (Stajyer)

İzel KAVUZLU (Stajyer)

Danışmanlar

Prof. Dr. Alper ÜNLÜ

Uzm. Psk. Elif Okan GEZMİŞ - Psikolog